İçeriğe geç →

COVID-19’un Hukukçular Üzerindeki Etkileri

COVID-19 salgını; yasal, ekonomik ve sosyal düzeni temelden değiştirdi. Günümüzün son derece belirsiz durumunda ve hızla değişen ortamında, diğer işletmeler ve endüstriler gibi hukukçular da mesleklerinde yeni zorluklarla karşı karşıya kaldılar. Avukatlar, hukuk bürolarının yönetiminde bir dönüşüm yaşadılar. Avukatların, mesleki sorumlulukları ile küresel salgın sırasında müvekkillerinin ilişkileri arasında denge kurmak her zaman kolay olmayabilir. Bu nedenlerden dolayı, COVID-19 krizine yanıt olarak, hukukçular bazı girişimlerde bulunmalı ve devam eden durum bağlamında işlerini yürütmek için bazı stratejiler uygulamalıdır.

 

COVID-19 ile mücadele için alınan tedbirlerin hukuk mesleklerinde de önemli bir etkisi olmuştur. COVID-19’un yasal işletmeler ve sektörler üzerindeki etkileri saymakla bitmez; hukuk bürolarının kapanması, hizmetlerin yavaşlaması, müvekkillerin olmaması, atamaların ve müvekkiller tarafından yapılan sözleşmelerin iptal edilmesi, hastalık veya izolasyon nedeniyle mevcut işgücünün azalması ve belirli toplantı ve hizmetleri düzenlemenin zorluğu…

 

Gerçekler: Yasal ticaretin ve endüstrinin bozulması

Clio’nun raporuna göre hukukçular sosyal kısıtlamalardan önemli ölçüde etkilendi ve birçok büro müvekkil talebinin azaldığını görüyor. Bu kaynağa dayanarak, ankete katılan hukukçuların çoğu, korona virüs salgınının başlamasından bu yana işlerinde önemli bir kesinti yaşadıklarını bildirdi. Tüketiciler bir sorunla karşılaştıklarında yasal yardım aramayı erteleme olasılıkları daha yüksek olduğundan bu durum oldukça muhtemel. Ayrıca, ankete katılan hukuk uzmanlarının %77’si, günlük işlemlerinde birçok değişiklik yaşadıklarını söylüyor. Ayrıca, ankete katılan hukukçuların %67’si hukuk işlerinin başarısı konusunda çok daha endişeli ve %57’si önümüzdeki birkaç ay içinde geçimini sağlamaktan endişe duyuyor. Buna karşılık, müvekkillerin de %46’sı önümüzdeki birkaç ay içinde geçimini sağlamak konusunda endişeli. Bu rapora göre, ankete katılan hukukçuların %56’sı yasal işlemleri için bir profesyonele ulaşan kişilerin sayısında önemli bir azalma görmüş ve %53’ü işte önemli ölçüde daha az meşgul olduğunu bildirmiştir. Tüketicilerin %49’u, önümüzdeki iki ay içinde yasal bir sorun yaşarlarsa, korona virüs pandemisini çevreleyen koşullar normale dönene kadar büyük olasılıkla erteleyeceklerini söylüyor.

 

Korona virüs bağlamında artan potansiyel problemler

Devam eden durumun etkilerinden biri de virüsün mızraklanmasına ilişkin tartışmalardan kaynaklanan yeni problemlerin ortaya çıkmasıdır. Bu perspektifte, yeni problemler hukukun bazı uygulama alanlarında ve sektörlerinde geçerli olabilir. Avukatların bu ortamdan kaynaklanan problemlere dayanarak yeni bir iş kurması için bir fırsat olabilir.

Mevcut durum, avukatların, müvekkillerine korona virüsten kaynaklanan problemlerin çözümlenmesinde yardımcı olacak politikaya sahip olmaları gerektiği yönündeki artan adalet talebini yansıtıyor. Diğer uyuşmazlıkların yanı sıra, hukuk büroları, COVID-19’un neden olduğu; güvene dayalı görevlerin ihlali, hissedarların veya ortaklık sözleşmelerinin ihlali, sözleşmelerin ihlali, alacaklılar ve borçlular arasındaki ilişki gibi uyuşmazlıkların çözümlenmesinde talep alacaktır. İşletme sahipleri de avukatlardan müvekkillerine bu konularda yardım etmelerini bekliyorlar.

 

İş ilişkilerinden kaynaklanan daha fazla dava ve uyuşmazlık

İşveren-işçi ilişkisi, işsizlik ve işgücüne yeniden girme, karantina sonrası ortaya çıkan yeni sorunlardır. İşten çıkarılmış veya kovulmuş bu tür müvekkiller, haklarını savunmak adına acil yardıma ihtiyaç duyarlar. Bu gibi durumlar için avukatlar, müvekkillerine yardımcı olmak için gerekli olan becerilerini ve yetkinliklerini güncel tutmalıdırlar.

 

Aile içi şiddet iddialarının artması

COVID-19’un bir başka etkisi de aile içi şiddetin artmasıdır. Avukatlık mesleğine sınırlı erişim, mahkemelerin kapatılması, mağdurlara ve sığınma evlerine yönelik hizmetlerin sınırlandırılması, COVID-19 salgını bağlamında kadına yönelik cinsiyetçi şiddetin ve aile içi şiddetin ana sorunlarıdır. Bu durum savunuculuğun artmasını, adalete ve hukukçulara erişimi gerektirmektedir. Göçmenler, özellikle de yasadışı göçmenler gibi savunmasız nüfusların, bu kriz sırasında adalete ve hukukçulara erişimlerinin öncelikli olması gerekir.

 

İletişim ve bilgi için artan ihtiyaçlar

Avukatlar, özellikle bu süreçte müvekkillerini önemli gelişmeler hakkında makul şekilde bilgilendirmelidir. Müvekkillerin haklarını ve sorumluluklarını etkileyen durumları ​​ve her türlü kararı veya durumu açıklamalıdır. Çoğu yargı alanında, avukatlar, özellikle acil bir durumda, müvekkilin hedeflerine ulaşmak için kullanılacak yöntemler hakkında müvekkile makul şekilde danışmalıdır. Bazı durumlarda hem değerlendirilen eylemin önemine hem de müvekkile danışmanın fizibilitesine bağlı olarak, bu görev, harekete geçmeden önce bir danışma gerektirecektir.

 

Yasal uygulamanın dijitalleşmesi ve uzaktan çalışma

Sosyal mesafe, sosyal kültürümüzün bir parçası haline geliyor. COVID-19 bizlere sanal iş gücü ve uzaktan çalışma ortamı yarattı. Mahkemelerin ve hukuk firmalarının kapatılması veya sınırlı erişim, hukuk alanında yeni teknolojilerin tanınmasına yol açtı.

 

Pandemi, yasal faaliyet yürütme koşullarının değiştirilmesi, verimliliği artırmak için yeni beceriler ve dijital teknoloji geliştirmeyi veya edinmeyi zorunlu kıldı. Bu durum, yasal mesleki uygulamalarda yeni teknolojinin kabul edilmesine yol açmaktadır. Avukatlar, telekonferans veya video konferans ve diğer dijital teknolojiler ve bu tür işlemleri yürütmek için mobil uygulamalar aracılığıyla adli duruşmalara katılmaya hazırlıklı olmalıdır.

Kategori: Genel